KAYDUL

HUKUK


Mahkeme Kararları » İdari Yargı±lama »
Cuma, 30 Eki 2020

Tren Çarpması ve Hizmet Kusurundan Kaynaklı Tazminat Davaları

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/15487

K. 2017/605

T. 26.1.2017

• HİZMET KUSURUNDAN KAYNAKLANAN MADDİ MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ (Davalı İdarenin Hizmet Kusurundan Doğan Zarar - Mahkemece İstemin Hizmet Kusurundan Kaynaklandığı Kabul Edilerek Davalı İdare Yönünden Uyuşmazlığın Çözümünde İdari Yargı Yerinin Görevli Olduğu Benimsenerek Yargı Yolu Bakımından Mahkemenin Görevsizliği Nedeni İle Dava Dilekçesinin Reddine Karar Verilmesi Gerekirken Davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Gönderilmesine Karar Verilmesinin İsabetsizliği)

• İDARENİN HİZMET KUSURUNDAN DOĞAN ZARARIN ÖDETİLMESİ (. 2577 S.K. 2/1-B Maddesi Gereğince Bu Tür İstemlerin Tam Yargı Davası Olarak İdari Yargı Yerinde Açılacak Davada İleri Sürülmesi Gerektiği/Uyuşmazlığın Çözümünde İdari Yargı Yerinin Görevli Olduğu Benimsenerek Yargı Yolu Bakımından Mahkemenin Görevsizliği Nedeni İle Dava Dilekçesinin Reddine Karar Verileceği)

• GÖREVLİ MAHKEME (Hizmet Kusurundan Kaynaklanan Tazminat/Davalının Kamu Tüzel Kişi Olduğu - Mahkemece İstemin Hizmet Kusurundan Kaynaklandığı Kabul Edilerek Davalı İdare Yönünden Uyuşmazlığın Çözümünde İdari Yargı Yerinin Görevli Olduğu Benimsenerek Yargı Yolu Bakımından Mahkemenin Görevsizliği Nedeni İle Dava Dilekçesinin Reddine Karar Verilmesi Gerektiği)


ÖZET : Dava, hizmet kusurundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de, davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 S.K. 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Mahkemece, istemin hizmet kusurundan kaynaklandığı kabul edilerek davalı idare yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş olması hatalıdır.

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/01/2013 gününde verilen dilekçeyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizlik sebebiyle reddine dair verilen 08/01/2013 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, hizmet kusurundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görevsizlik sebebiyle reddi ile görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, eşinin davalının işletmekte olduğu banliyö treni ile işe gitmek üzere Kayaş istikametinden Sincan istikametine seyahat ederken Behiçbey İstasyonunda trenden inerek istasyonun karşısında bulunan işyerine geçmek istediği sırada trenin çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek uğradığı maddi destek zararı ile manevi zararın tazmin edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacı taraf ile davalı idare tacir sıfatına haiz olmadıkları, meydana gelen olayın ticari bir haksız eylem olarak kabul edilemeyeceği, uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gereken işlerden olmadığı gerekçesiyle TTK 5. maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliği ile, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Davalı bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de, davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir.

Görev sorunu, kamu düzenine dair olup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden araştırılır (HMK 114,115/1).

Mahkemece, istemin hizmet kusurundan kaynaklandığı kabul edilerek davalı idare yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(Kaynak: Kazancı Bilgi Bankası)

Tags: avukat ara | idari dava | idari dava avukatı | istanbul avukat | türk vatandaşlığı

Av. Fatma SÖYLEMEZ KAYDUL
Adres : İnkılap Mah. 29 Mayıs Cad. Uslu Sok. No:14 D:2 Ümraniye - İSTANBUL Tel: 0546 846 09 96
e-mail:
fatma @ kaydulhukuk.com

Telif Hakkı © 2012 Kaydul Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır. Bu sitede paylaşılan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlı olup,
Türkiye Barolar Birliğinin ilgili düzenlemeleri uyarınca reklam, teklif, hukuki öneri veya danışmanlık teşkil etmez.