KAYDUL

HUKUK


Mahkeme Kararları » İdari Yargı±lama »
Cuma, 30 Eki 2020

ARACIN ÇALINTI ÇIKMASI NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ ve DAVA AÇMA SÜRESİ

T.C.

DANIŞTAY

15. DAİRE

E. 2015/7187

K. 2016/17

T. 18.1.2016

• ARACIN ÇALINTI ÇIKMASI NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ ( Satışı Yapılan Araca El Konulması Nedeniyle Hukuk Mahkemesinde Açılan Davada Aleyhe Verilen Kararın Karar Düzelteme Talebinin Reddedine İlişkin Kararın Tebliği ile Zararın Somut Olarak Ortaya Çıktığı - 60 Günlük İdareye Başvurma Süresinin Zararın Somut Olarak Öğrenildiği Karar Düzeltme Kararının Tebliğ Edildiği Tarihte Başladığı )

• DAVA AÇMA SÜRESİ ( Zararın Kesin Şekilde Öğrenildiği Tarihten İtibaren 60 Gün İçinde İdareye Başvurulması İdarenin 60 Gün İçinde Cevap Vermesi veya Bu Sürede Sessiz Kalması Halinde 60 Gün İçinde Dava Açılması Gereği - Satışı Yapılan Aracın Çalıntı Olduğu Nedenine Dayanan Tazminat İstemi Davasının Aracın Çalıntı Olduğuna Dair Mahkeme Kararına Karşı Yapılan Karar Düzeltme Kararının Tebliği Tarihinde Zararın Somut Olarak Öğrenildiği )


ÖZET : Satın aldığı aracın çalıntı çıkan davacının, aracına el konulması sebebiyle uğradığını öne sürdüğü zararın, satışını yaptığı araca el konulması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada aleyhine verilen kararın onanması ve karar düzeltme talebinin reddedilmesi üzerine anılan kararın tebliğ edildiği tarihte somut olarak ortaya çıktığı, davacının kesin şekilde öğrendiği zararın tazmini istemiyle bu tarihten itibaren 60 gün içinde idareye başvurması ve yanıt verilmemesi halinde en geç izleyen 60 gün içinde dava açması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra davalı idareye yaptığı başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden sonra açılan davanın süresinde açılmamış olması sebebiyle esasını inceleme olanağı bulunmadığından davanın süre aşımı sebebiyle reddi gerekir.

İstemin Özeti : Davacının noter satış sözleşmesi ile satın aldığı ve ... isimli kişiye sattığı ... plakalı aracın ( eski ... ) çalıntı çıkmasından ötürü uğranıldığı ileri sürülen 91.855,00 TL zararın ödeme tarihi olan 5.8.2010 tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan dava sonucunda, Ordu İdare Mahkemesi'nce; ...'ya ait ... plakalı aracın çalındıktan sonra değiştirilerek ( change ) sahte belgelerle ... plakaya ... adına ... Trafik Tescil Müdürlüğünce tescilinin yapıldığı, akabinde de davacıya satıldığı ve ... plakaya tescil edildiği, davacı tarafından da aracın ... isimli şahsa satıldığı, sonrasında ise, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2008/313 Sayılı dosya kapsamında bahse konu araca çalıntı olması sebebiyle el konulduğu, bunun üzerine ... tarafından davacı aleyhine İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün E:2008/5501 Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine söz konusu takibin durduğu, bunun üzerine ... tarafından "itirazın iptali" istemiyle açılan davada İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.4.2010 gün ve E:2008/117, K:2010/135 Sayılı kararıyla, "...in davasının kabulüyle borçlu itirazının iptaline karar verildiği, davacı tarafından 5.8.2010 tarihinde toplamda 91.855,00 TL ödemede bulunulduğu, anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 13. Hukuk Dairesince onandığı, karar düzeltme isteminin reddedildiği ve 21.6.2011 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararın 27.7.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, sonrasında ise, davacı tarafından 13.2.2012 tarihinde yapılan başvurunun 27.2.2012 tarihli 284 Sayılı ... İl Emniyet Müdürlüğü işlemiyle reddedilmesi üzerine, 9.3.2012 tarihinde kayda giren dilekçeyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, davacının, aracına el konulması sebebiyle uğradığını öne sürdüğü zararın, satışını yaptığı araca el konulması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada aleyhine verilen kararın onanması ve karar düzeltme talebinin reddedilmesi üzerine anılan kararın tebliğ edildiği 27.7.2011 tarihinde somut olarak ortaya çıktığı, davacının kesin şekilde öğrendiği zararın tazmini istemiyle 2577 Sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca 27.7.2011 gününden itibaren 60 gün içinde idareye başvurması ve yanıt verilmemesi halinde en geç izleyen 60 gün içinde dava açması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 13.2.2012 tarihinde davalı idareye yaptığı başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden sonra 9.3.2012 tarihinde açılan davanın süresinde açılmamış olması sebebiyle esasını inceleme olanağı bulunmadığından davanın süre aşımı sebebiyle reddi yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararın Bozulması" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a ) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b ) Hukuka aykırı karar verilmesi, c ) Usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.

Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin reddine, Ordu İdare Mahkemesi'nin 6.3.2015 tarih ve E:2012/1246, K:2015/373 Sayılı kararının ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

danx


Tags: çalıntı araç | noter | noterin sorumluluğu

Av. Fatma SÖYLEMEZ KAYDUL
Adres : İnkılap Mah. 29 Mayıs Cad. Uslu Sok. No:14 D:2 Ümraniye - İSTANBUL Tel: 0546 846 09 96
e-mail:
fatma @ kaydulhukuk.com

Telif Hakkı © 2012 Kaydul Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır. Bu sitede paylaşılan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlı olup,
Türkiye Barolar Birliğinin ilgili düzenlemeleri uyarınca reklam, teklif, hukuki öneri veya danışmanlık teşkil etmez.